Ve biliyorum ki bazen satırlarca yazmak isteyip bir kelime dahi aklına gelmez. Oysa içini öylesine dökmek , öylesine rahatlamak istersin. Söze de nereden başlayacağını bilemezsin. Garipliklerden mi, olanların olması gerektiği kabullenişinden mi, boşverişlerden veya aldanışlardan mı?.. Güvendiklerinin boş çıkmasından mı, özleminin artmasından mı?.. Hasretliğin, gurbetin getirdiği sinirden mi, sinirli hallerin sonuçlarından mı ?.. Olan kötü olaylardan mı,çaresizliklerden mi, tükenmişliklerden, huzursuzluklardan mı ?... Neyin , nasıl , ne kadar anlatılacağı, ne şekilde anlaşılıp yorumlanacağından mı?..
Sade bir fon müziği tadında hayatım. Melodisi öylesine sade , yumuşak... Sözleri ise doldurulmamış, doldurulacak kelime bulunamamış , anlaşılmamış... Bu çözülememiş Ben'in tek bilineni rahatlatıcı melodisi... Doldurulmayan o boş satırlar, hep başkalarının doldurma isteğiyle melodiyi bozdular. Bu kez de bozulan melodinin bozukluğuna sebep aradılar. Arkamdan konuştular, yüzüme güldüler. Düzeleceksin deyip , bozmayı adet edindiler. Kimse kimseden asla üstün değildir. Çünkü; kimse dört dörtlük değildir. Ben kendi bozukluğum ile ancak kendimi idare edebilirken başkasının melodisine karışmayı nasıl düşünürüm...
Kendi fon müziklerinde dolduramadıkları boşlukları ben nasıl doldurabilirim ? Ben ancak bozukluğumu kabul edenlerle güzel müzikler dinleyebilirim. Ancak onlarla boşluk doldurabilirim. Sonuç hiç değişmeyecek çünkü. Boşluklar hep boş kalacak... E o zaman değişen ne mi ?
Melodi hiç bozulmamış, onu böyle dinlemekten zevk alanlarla daha da güçlenmiş kendi melodisine karşısındakinin melodisini de ekleyip harika konserler vermiş olacaktır.
Rabbim bu konserleri verecek melodileri bize nasip eylesin...
Vesselam...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder